Home
|
Over Prime
|
Actueel
|
Vacatures
|
Contact
|
| Turkiye insan haklari vakfi |
24 eylülde meclisi işgale
İnsan hakları evrensel beyannamesi ( 10 Aralik1948) Önsözİnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına, İnsan haklarının tanınmamasının ve hor görülmesinin insanlık vicdanını yaralisayana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları oralak ilan edilmiş bulunmasına,
Kopenhag Kriterleri22 Haziran 1993 tarihinde yapılan Kopenhag Zirvesi'nde, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği'nin genişlemesinin Merkezi Doğu Avrupa Ülkelerini kapsayacağını kabul etmiş ve aynı zamanda adaylık için başvuruda bulunan ülkelerin tam üyeliğe kabul edilmeden önce karşılaması gereken kriterleri de belirtmiştir. Bu kriterler siyasi, ekonomik ve topluluk mevzuatının benimsenmesi olmak üzere üç grupta toplanmıştır.
Türkiye İnsan Hakları VakfıDokümantasyon MerkeziF tipi Afet Üzerine 2001 yılına girerken dozu yüksek bir şiddet travmasına uğradık. İnsan ve toplum sağlığını bozan, yaralayan ve gelecek nesillerde hastalık izleri görülecek olan bir dehşet yaşadık. Çernobil enerji santralı kazasının yarattığı nükleer kirlenme gibi bir şey. Peki sonuçlarını ve etkilerini onarmak tedavi etmek bir toplumsal projeyi gerektiren bu şiddetin nedeni ne idi? Gerçekte Türkiye bir F tipi şiddet kasırgasına uğramıştı. Devlet, on yedi cezaevine altmış milyon ABD dolarlık bir yatırım planlamıştı 1992 yılında. Terörle mücadelede yeni bir adım atılıyordu. Terör örgütlerinin ideolojik çalışma ortamı yok edilecek, koğuşların sağladığı dayanışma kırılacaktı. Bu da tutuklu ve hükümlülerin istenildiği anda her türlü ilişkisini kesmeye ve tam bir denetim sağlamak üzere mutlak yalnızlaştırmaya elverişli hücre sistemiyle ve yüksek güvenlikli F tipi cezaevleriyle sağlanacaktı.
Çocuk haklarına dair sözleşme ÖNSÖZ Bu Sözleşmeye Taraf Devletler: Birleşmiş Milletler Andlaşmasında ilân edilen ilkeler uyarınca insanlık ailesinin tüm üyelerinin, doğuştan varlıklarına özgü bulunan haysiyetle birlikte eşit ve devredilemez haklara sahip olmalarının tanınmasının, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu düşünerek,
Çağrı8 mart dünya emekçi kadınlar gününde den haag da buluşalım .8 mart dünya emekçi kadınlar günün de prime a bağlı kadın örgütlenmesi tarafından zor durumdaki kadın ilticacılar ile dayanışmak için bir eylem düzenlemektedir.
Buluşma yerimiz saat 14.oo da den haag centraal station olacaktır. Saat 14.30 da yürüyüş başlayıp, saat 15.oo civarlarında ise 2 de kamer ( parlamento) önünde eylem devam edecektir.
Gösteriye katılan tecavüz mağduru bir çok kadın, gerek topluluk gerek ise basın mensupları önünde teşhir olmamak ,için yüzlerini beyaz maske ile kapatacaklardır.Bu anlamda yürüyüşe katılan insanlardan beklentimiz bu insanlarla dayanışma amacı ile yüzlerini kapatmalarıdır.
Hollanda da öne çıkmış bir çok kadın, bu eylem vesilesi ile ilticacı kadınların hakların savunmak için girişimlerde bulunacaklardır.
Bizler bu işin politik partilere de dayatılması gerektiğine inanıyoruz. Bu anlamda özel olarak Ayaan Hirsi Ali den de beklentilerimiz var. özelikle baskının ve korkunun( geri gönderilme korkusu) her türlüsüne yaşayan ilticacı kadınlar ile dayanışma içerisinde olmasını bekliyoruz.
Hepimiz açısından şu çok açık ki; özelikle diktatör rejimlerle yönetilen 3. dünya ülkelerinde , savaş zamanlarında bir çok erkek, kadın ve çocuk baskıya ve zulme maruz kalmaktadırlar. Fakat bu durumda kadınlar genelde diğerlerine nazaran daha fazla baskı altına alınmaktadırlar. Örneğin şu çok açık ki Kongo,Ruanda seralion,sudan,Somali,Liberya,Angola ve buna benzer bir çok ülkede sistematik olarak kadınlara tecavüz edilmektedir.
Bir çok ülke lideri ve yöneticisi bu yaşanan olayları bilmelerine rağmen yaşanan olayların üzerine gitmemiştir ve-veya gidememiştir.Amnesty intenational,İnsanhakları dernekleri ve Birleşmiş milletler gibi kurumların açıklamalarına göre, kadınlara tecavüz etme olayı halkı baskı altına almak için birer askeri strateji olarak kullanılmaktadırlar.
Ayrıca kadınlar eşleri kardeşleri babaları ve çocukları tarafından da baskı altına alınmaktadırlar.Bir çok kadının tecavüz olayından sonra öldürüldükleri çok açıktır.Fakat tecavüz olayından sonra yaşayabilen kadınların bir çoğu ise,aile fertleri ve toplum tarafından suçlu görülmekte,dışlanmakta veya tamamen izole edilmeye çalışılmaktadır. Bu durumda olan kadınların çok az bir kısmı ise Hollanda’nın da içerisinde olduğu, Avrupa ülkelerine mülteci olarak gelmektedirler.
Maalesef uluslar arası anlaşmalar olmasına rağmen, bu kadınlara Hollanda nın anlayışı oldukça kıttır.Bu insanların bir çoğu iltica başvuların dan sonra ülkeyi 48 saat terk etmeleri için sokağa atılmakatadırlar.Bir çok uzman ve ilticılarla çalışan örgütlerin uyarılarına rağmen,bürokrasinin de etkisi ile yaşanan olaylarlara tamamen vurdum duyamaz bir anlayış içerisinde olan , Hollanda hükümeti ise bu konuda sorumluluklarını yerine getirmemektedir.
Bu kadınların hakları belki de hiçbir zaman tanınmayacak, bir çok kadın çocukları ile sokağa atılıp kaderlerine terk edilmektedirler. Bu anlamda bizler prime çalışanları olarak anlamlı bir gün olan 8 mart dünya emekçi kadınlar gününde bu kadınların ne türlü tehlikeler içerisinde yaşamak zorunda kaldıklarını tekrar ve tekrar gözler önüne sermek istiyoruz.
Tecavüz mağduru kadınlar ile ilgili proje : Bundan öteye kurumumuz (prime) tarafından tecavüz mağduru kadınlarala ilgili birkaç tane proje hazırlığı içerisindedir.Bu projelerden birisi bu kadınların başından geçenleri kitaplaştırmaktır. Ayrıca ülke çapında avukatlar, ulusal ve uluslar arası uzmanlar bu işin psikoljik ve hukuki boyutunu araştımakla meşgüldürler.
Hazırlanan bu kitap meclis üyelerine ve parti başkanlarına da sunulacaktır. Hazırlanan projelerin bir anlamda amacı şudur ki: Bütün meclis üyeleri ve komisyonlarını bu işten haberdar etmek ve bu kadınların hangi zor koşularda yaşamak zorunda olduklarını anlatmak ve adaletin yerine gelmesini Sağlamaktır.
Bundan öteye yapılamak istenen şeylerden biriside , bilim adamarı ile ve bu işle ilgili olan insanlarla farklı seminerler paneller düzenleyip, çözüm konusunda tartışıp, çözüm üretmeye çalışmaktır.
Bu anlamda kendin de bu sorumluğu gören insalar ile birlikte çalışmaktan memnuniyet duyacağız.
İlticacalar örgütü prime adına
Ahmed Pouri ( koordinatör) Tel:070 –30 50 415 / 06-55 36 32 13
Bu eylemliliklere aşağıda adı yazılı kurum ve örgütler destek vermiştir:
Bij dit Platform zijn direct of indirect betrokken: Vluchtelingenwerk AZC Heemskerk, Actiecomité Aziza, Actiecomité Mazreku, Comité Noodhulp Asielzoekers IJmond, GroenLinks, Heemskerk Gastvrij, Kritische Gemeente IJmond, Partij van de Arbeid, Raad van Kerken, Socialistische Partij, Stichting Kennemer Noodopvang, Vluchtelingenwerk IJmond Noord, Vluchtelingen Werk Velsen, Vredesplatform IJmond en Vrouwen voor Vrede IJmond.
Voor meer informatie namens stichting PRIME Ahmed Pouri ( coördinator ) Tel: 0703050415 / 0655362313 |
Ana Sayfa![]() |